ADA | Lynne Matson

21 Aralık 2015

     Merhabaa,masmavi bir fotoğrafla karşınızdayım.Renkler ne kadar hoşuma gitse de kitabın tahmin ettiğim gibi bitip beni şaşırtmaması üzüldüğüm tek nokta.Mesela ikincide neler olacağını da tahmin ediyorum ve ikinciyi okuduktan sonra diyeceğim ki ben demiştim!!
     Ay bir de Lynee instagrama yorum yapmış ay canım resmen :)))
     Neyssee,konumuza dönelim,kitapta,neden düştükleri bilinmeyen,kimine göre belli bir amaca göre ya da belli bir nedenden dolayı geldikleri düşünülen,kimine göreyse saçma bir oyunun parçaları olmalarından dolayı bir adada toplanılan bir grup çocuk.Evet,çocuk! Çünkü orda 365 günden fazla duran yok,durmak yok! Önceden de gelenler vardı,geçtiler.Nereden mi biliyorum? Duvardan.Evet evet labirent serisiyle karşılaştırdığım duvar,kurtulanların yanına artı,ölenlerin üzerine çarpı konulan duvar.Ama Ada’nın şifresiyle,Labirent’in şifresi de bir değil canıım abartmayalım.
Mesela Ada’nın şifresi,haritası halen aklımda,ne alaka ezberimde kaldıysa. Neyse,çok fazla neyse diyorum bari karakterlerden bahsedeyim.
Öncelikle Charley’den bahsetmek istiyorum,aslında çok güzel,sessiz sakin bir kız.Yani Ada’ya düşmese başka bir kitapta öyle gelir geçer bir karakter olurdu.Belki ders notlarını isteyeceğiniz ya da kaç dakika var diye soracağınız bir karakter.Amaaa bu sessiz prenses kızımııız Ada’nın ana karakteri ve tam anlamıyla kendisine bağımlı olmanıza neden oluyor,yahu çok aşık bir de.Thad’i ilk gördüğü andan itibaren,Nil’in onu neden içine çektiğini anlamıştı.Nil onu çağırdı çünkü Thad’le kavuşmalarını istiyordu.Kader Nil’in elindeydi ve Thad’i Charley’e verirken,Charley’i Thad’den almak istiyordu.Ki,arkadaşlarını kendinden daha çok düşünen Thad,365.gününde,kapıya kendi atlamak yerine Charley’i attı,çünkü Nil Charley’den vazgeçmesini istiyordu Thad’e kapı açmak için.Son gün.Son an.Öğlen 12.Güney.Bunlar Charley’in teorileriydi ama belki geride kalanları da kurtaracaktı çünkü şifre çözüldü,duvara kazındı ve Natalie ilk teori şanslısıydı.Charley ne kadar onlarsız kalmasına üzülse de,Natalie gerçek dünyada yanına geldi,hem Georgia çok da uzak değildi,Nil kadar hiç değil…
        Kitapta çok ölüm oldu,çok üzdü çoğu yer.Mesela Rives’ı,rivz diye okunan Rives’ı Talla’yı gömerken görmek ayrı üzdü,Thad’in adı e-y ile biten Charley’i gömmemek için dua etmesi,Charley’İn onu gömmek zorunda olmaması için dua etmesi ayrı üzdü.Sağ kolu Rives’a beni Charley gömmesin demesi ayrı üzdü arkadaşlar.Üzmeyen tek kişi Bart’ın ölümüydü.Çünkü O,Thad’in kapısına atlayıp kapıyı kapatan arsız kediden de beterdi.SY’ın lanetine Thad’i,Thad’in yerine başkan olacağına da Sy’ı inandırmıştı,Talla’nın ölümüne de o neden oldu.Ama neyseki,Talla’yla aynı yere gömülmediler.Hem saymadığım,bilmediğim o kadar ölü var ki,o kayalar ne ölüler barındırıyor bünyesinde,çiçek kolyesi yapan Li,Sergio…
       Çok aşırı uzatmadan bitirmek istiyorum,kitapta en çok merak ettiğim taaa en başından beri yanımızda olan,ama somut olarak sadece şortu ve bilekliği bizimle olan Kevin…
Umarım ikinci kitapta Kevin’i de görürüz,Rives’ın kurtulmasını da,Ada’nın insanlar tarafından bilinmesini de.Hem güneş patlamasıyla alakalı çok mantıklı açıklamaları da var,insanlar inanmaya hazır görünüyor!

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply