Bir Mevsim Daha Geçti || 01.09.2018

1 Eylül 2018

 

  Hiç beklenmedik anlarda içimden gelen yazma isteğini çok seviyorum. Tam tepemizde bir helikopter dönüyor muhtemelen güvenlik amaçlı bir şeyler, adamlar sabahtan beri dönüp duruyor ve ben de balkonda onun gürültüsüne rağmen yazıyorum. Yazmaktaki amacım ne ya da ne anlatacağım bir planım yok. Öylece ve tamamen içimden geldiğince yazıyorum. Birkaç yazımı okumuş olanlar ya da çevremdekiler bilir aslında, yazdığım yazıların hepsi aynıdır ama bu tamamen planmamış olan takımdan. Neyse, bu yazıda planladığım tek şey geçip giden bir mevsime veda etmek. Aslında en sevdiğim mevsime giriyoruz; sonbahar! Kış mevsimine de bayılıyorum ayrıca. Ama yaz da ayağımı toprağa basmak, kafamı suya daldırmak gibi eğlenceleriyle güzel.
Geri dönüp bakıyorum da, burada hep mevsimlere veda etmişim ve gelen mevsimi sevinçle karşılamışım… Bu yıl veda ettiğim 3.yaz olacak sanırım. Keşke üniversite sınavından çıktığımda burada olsaydım (teknik olarak buradaydım ama kitap yorumu yazılarından öteye geçmiyordum) da aynı şekilde konuşabilseydik… Önceki yazlara bakıyorum da birinde evde oturmaktan öbüründe entrika ve garip iftiralardan zaman geçmemiş. Hayatımda büyük kayıplar verdim mi neler yaşadım gibi konuları pek önemsemiyorum aslında çünkü olana çare bulamam. Olmuş olana çare bulmaya çalışırken sarf ettiğim eforla geleceğime daha yorgun şekilde de ulaşamam. Bu yüzden yok geçen yaz ne olmuş yok eskiden şöyleydim falan diye düşünmeden önüme bakıyorum.
 Genelde kendime sözler veririm, inanırım ve gerçekleştirmek için çabalarım. Bu yıl da bu sözlerden sağlam birkaç tane verdim kendime. “Olacak” ve “olabilir” kategorilerine ayırıp beklemeye aldım. Bunlar kağıt üstünde değil yanlış anlamayın, hepsi kafamda. Sonra yavaş yavaş her biri gerçekleşti. Ve tüm samimiyetimle söylüyorum, hiçbir yaz bu kadar dolu -hatta yorucu- geçmemişti. İş-güç anlamında tabi ki yoruldum ama çoğunlukla gezmek, keşfetmek, yeni yerlere gitmek, haritada farklı lokasyonlarda bulunmak gibi olaylar sayesinde yoruldum. Şikayetçi değilim çünkü bu yaz çok şey öğrendim. Geçen okul yılımın başarıyla kapattığım döneminden sonra yeni bir dönem için de gayet enerjim var. Daha şimdiden okul dönemi planları gibi ufak tefek hazırlıklara başladım. Bu yıl, tüm okulun ortak deyimiyle “üçüncü sınıf en zor sene olacak” tabusunu yıkmaya hazırım. Okula başlayıp üst dönemden ders aldığım zaman herkes “yapamayacağımı” söyledi. Hepsini geçtiğim zamanlarda da “çok çalışıyorsun” bahanesine sığındılar. “Temelin sağlam” bahanesine sığınanlar da oldu tabi. Ama ben lisede fizik öğretmensiz dört yıl geçirdim. Yalnızca kendi çalışmalarım ve ezber yapmadan “neyin ne olduğunu anlayan kafam” sayesinde yapabiliyorum. Ayrıca bana bir şeyi yapamazsınız derseniz, daha siz cümlenizi bitirmeden o işi bitirmiş hatta insanlara nasıl yapıldığını öğretiyor olmuş olurum. Neyse işte, anlatmak istediğim şu ki, bu yaz yüklerimi epey boşalttım. Ağır ve zorlu bir dönem beni bekliyorken aksini yapmam mümkün değildi elbet.
Derslerin gidişatına göre sosyal medyayı kullanma seviyem değişiyor genelde ama en sık kullandığım sosyal medya olan instagramı kapatmayı düşünüyorum bu ara. Bana getirisi sıfır. Yani oraya beni bağlayan herhangi bir ekstra yok. Arkadaşlarımla zaten her yerde iletişimde olabiliyorum ki birçoğu instagram kullanmıyor. Yorum, yazı vs deseniz zaten orada paylaşmıyorum. Muhtemelen okullar başlamadan instagrama veda edeceğim. Mail üzerinden yazılarımın gönderileceği bir platform oluşturup isteyenlere bildirim gidecek bir şeyler ayarlayacağım. Bundan önce bir kere daha instagramı kapatmıştım, o zaman daha aktif şekilde kullanıyordum ve birçok arkadaşım da öyleydi. Sonra hesabımı geri açtığımda hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını zaten birçok kitap hesabının kapandığını/kişisel hesaba döndüğünü gördüm. Şuanda blogger olduğunu düşünen birçok instagram hesabı yön göstermek ya da bilgilerini/deneyimlerini paylaşmak amacından çıkıp beğeni-takipçi hırsında. Bu da instagramı kapatma isteğimi artırıyor…
Nereden nereye geldim! Gerçekten yazın bittiği akşamların soğuğundan anlaşılıyor. Normalde sabaha kadar balkonda oturabilirdim ama şuan hafif hafif üşümeye başladım. Helikopter de halen dolanıyor. Yazıyı sonlandırmadan önce, kendime istediğim gibi bir yıl geçirme hedefi koyuyorum. Sürekli ders çalışan biri değilim ama bu yıl daha düzenli- tertipli ilerleme hedefindeyim. Ve tabi ki önümüzdeki mevsimlere kavuşurken sağlık, sıhhat ve ailemle birlikte nice ömürler diliyorum.
Son olarak, her ne yaşamış olursanız olun ya da her ne yaşayacak olursanız olun geçmiştekilerle kıvranıp geleceği görememek yerine geçmişe tebessüm edip geleceğe kahkaha ile bakmayı deneyin.

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply Beyaz Yakalı 4 Eylül 2018 at 16:58

    Ben yaz severim daha çok, sonbahar hüzünlü gelir bana, kış da sert mizaçlı baba gibidir. Çok güzel bir dille yazmışsınız, okul yılları bittikten sonra kıymeti anlaşılan yıllar. Umarım başarılarınız artarak devam eder.

  • Leave a Reply