Blog Yazmak, Yazmaya Nasıl Başlanır? Neden Blog Yazılır?

8 Ağustos 2017

  Merhaba! Uzun zamandır yazmak aklımdaydı ama kısmet bugüneymiş. Aslında 3 saat önce (14.00) başladım yazmaya. Sonrasında konservelik domatese başladık ve 2 kasa domates sonucu, şimdi yeni yazabildim(saat 17.35).
Blog yazmak konusunda söyleyeceklerim, öncelikle, teknik bilgiler vermek istemiyorum. Onları internette araştırıp bulabileceğiniz milyonlarca site var. Nasıl teknik bilgiler diyorsanız; HTML kodları, blog açılması, tema düzenlemeleri, adwords, SEO gibi konulara girmeyeceğim. Çünkü ben blog açmaya karar verdiğimde, bu gibi şeylerin hiçbiri gözümü korkutmadı. Ben de en başında bilmiyordum, ki halen bilmediğim yeni yeni öğrendiğim çok şey var. Şimdi başlıyorum anlatmaya, sırayla!

 Blog Açma Maceram

  Blog açmak, blog yazmak öyle sandığınız gibi “aman açayım yazayım” “ne var yazmakta ben de yazarım” denilcek iş değil arkadaşlar. Yazmak da mesele değil, yazabilmek ve içindekileri insanlara aktarabilmek asıl önemli olan. Ben blogspot’a lise 1deyken başladım. Hatta o zamanlar annemin yaptığı el işiler, havlular, seccadeler vs onların fotoğrafını çekip yüklüyordum. Ama çok çok az bir kitle. Sonra yazasım gelmedi içimden çünkü bana ait şeyler değildi. Bıraktım el işi olayını, deneme tarzında yazılarımı yayınlıyordum. 6.-7. sınıftayken facebook üzerinden hikaye sayfaları vardı; günümüzün wattpadi gibi hikaye platformları ama içindeki hikayeler wattpadden çok çok uzak, doğal ve içimizden hikayelerdi. Amacım o şekilde denemelerimi seri halinde yapmaktı. Ama halen, yazdıklarımın okunması biraz biraz geriyor. O zamanlar daha çok geriyordu tabi. Bir gün tamamını sildim. Bıraktım bütün blog işlerini, zaten lise son da yaklaşıyordu(10.sınıftaydım) ygs-lys stresine gireceğim günler yakındı. 11.sınıftayken okuduklarımı, yaşadıklarımı, deneyimlerimi anlatmak istedim ve blogspotu tekrar kurayım dedim. Ama aktif olamayacağımı biliyordum. Instagram üzerinden blogu devam ettiririm dedim(instagramı geri plana atmaya çalışıyorum bu ara). Kitap okumayı bile bırakacaktım ki lise sonda 1 yılda 2 kitap okuyabildim, dünyadaki en kayıp ve en soru dolu yılımdı…  Neyse, sayfa ismimi aldım derken 2 yıl boş kaldı sayfam. Hiçbir şey yüklemedim. Ta ki ygsden çıktım,ertesi gün ilk gönderimi yükledim. Tabi lysye kadar da yalnıza haftasonları giriyordum bloguma ama yine çok çok aktif değildim. “Kitabinka” adı da, Üvercinka diye bir şiir var bilmem bilir misiniz? Lise 3te en çok onun muhabbeti geçerdi sınıfta ve üvercinka kelimesi bana garip şekilde çok güzel geliyor. Derken, ygs-lys her şey bitti tabi tercih dönemi, kayıt, yabancı dil hazırlık daha karmaşıklaştı. Lisede hazırlıktaki kadar ödev yapmamışımdır heralde ki yarı dönem okudum hazırlığı düşünün. İşte bu şekilde hep “ha şu bitsin” “hadi bu yıl da bitsin” diye diye bloğuma gereken özeni gösteremedim. 3-4 yıldır buradayım ve en yakın arkadaşlarımın bile daha bu yıl haberi oldu blog yazdığımdan. Saklamıyordum aslında ama kimseye de bahsetmiyordum… Neyse benim özet hikayem bu, sizin varsa mutlaka yoruma yazın! Şimdi asıl konumuza geçelim, neden blog? Blog açmaya nasıl karar veririm? 

Blog açmak konusunda endişelenmek

Blog açmayı düşünüp içinde endişe duyanların en büyük endişelerinden birincisi:” site ayarlarıyla karmaşıklıkla uğraşamam”, ikincisi: “yazdıklarımı herkes okuyacak, ailem, arkadaşlarım bile! “düşünceleridir. Ama bırakın bu kadar kurguyu. Neden blog açmak istiyorsunuz? Mesela ben düşüncelerimi insanlara aktarmak, doğru bildiğim konularda aydınlatmak; yanlış düşüncelerimde ise aydınlanmak istediğim için buradayım. Kitaplar, denemelerim, dergiler, yazdığım her şey temelde bir araç. Asıl amacım, 1 kişiye bile olsa yol göstermek. Siz neden blog açmak istiyorsunuz? Örneğin para kazanmak, kitapları anlatmak, film önerilerinde bulunmak, içindekileri dökmek ya da ilgi alanlarınızda ne kadar iyi olduğunuzu belirtmek… Bunun gibi milyonlarca amacınız olabilir. Tüm kaygılarınızı bir kenara atın ve başlayın!

Blog açtım, ya sonrası?

  • Blog açmaya karar verdiyseniz, içeriği ve konusu ne olacak belirlediyseniz, kendinize bir platform seçin. WordPress ya da Blogger platformları gerçekten işe yarar sitelerdir. Ben blogger kullanıyorum ama wordpress kullanımına da hakimim. Sanırım wordpress bloggerdan daha az karmaşık, SEO uyumlu yazılarda istenilenler, yazılarınızın uyumlu olup olmadığı gibi şeylere wordpressten daha rahat ulaşırsınız. Ama o kadar tekniğini istemiyorum, zaten onları kullanmayacağım şimdilik; zamanla öğrendikçe bloggera uygularım diyorsanız bloggera hoşgeldiniz!
  • Platformunuzu da seçtiniz, sonra isim belirleyin. Ama isimler öyle ulaşılması, yazılması, telaffuzu zor şeyler olmamalı. Mesela “afuahfaejttjeje” gibi random bir isim koydunuz bloğa, bir yerde blog adını söylemeniz gerekse ne olacak? Ya da “enthusiasmisenthusiastic” gibi ingilizcesi bol, telaffuzu sizi de beni de yorar bir kelimeyi neden tercih edelim? İsminiz kolay, amaca hizmet eden; sizi anlatan ve şaşırtıcı bir şey olmalı. Mesela isminiz “kitaplarveben” bile olabilir. Çok basit bu da ama, sonuçta anlaşılır ve size ait. İşin içine hayal gücünüzü katınca inanın kitaplarveben’den daha güzel sonuçlar alacaksınız. 
  • İsim alma işine kadar geldiniz bu da tamam, şimdi içerik olarak belirlediğiniz akış hakkında yazmadan önce; bir giriş yapmalısınız. Neden burada olduğunuzu, ne yapacağınızı anlatabilir; aynı şekilde kendinizi tanıtabilirsiniz. Sonrasında hesabınızı duyurmak için instagram, twitter ya da facebook üzerinden aynı blog adınızla hesaplar açabilirsiniz. 
  • Sonrası sizin yazılarınıza ve çevre edinme hızınıza bağlı olarak gelişir zaten. Örneğin ben bloga “.com” uzantısı yaptıktan sonra milyonlarca kez instastory’mde paylaştım, canını bezdirdiklerim; özür dilerim. 

Buradan sonrası tamamen size bağlı. Hani bir söz var ya “insanın içinde 2 kurt var hangisini beslersen o büyür” diye… İşte siz içinizdeki hangi kurdu beslerseniz (rumeysa burada auuuuuuuuu der muhtemelen) o gelişecektir. Örneğin siz blogunuzu yazılarınızla, insanlara öğretmek ve anlatmakla besliyorsanız blogunuz yazılarınız üzerinden gelişir. Aynı şekilde, insanlarla sohbet muhabbet, anket, soru cevap üzerinden bir blog hazırlarsanız da o yönde gelişirsiniz. Ama genel olarak blogların takipçi sayısını artırmada kullandığı şey, diğer sosyal medya hesapları üzerinden çekilişler düzenlemektir. Tabi ben bunun sadece takipçi artırmak üzerinde etkisi olduğunu düşünüyorum ve eğer takipçi yalnızca fotoğrafımı beğeniyorsa, bloğuma girip yazımı okumuyorsa; ben amacıma ulaşamıyorsam olsa ne olmasa ne değil mi? Bir de, eğer okunmak istiyorsanız okuyacaksınız. Girin başka bloglara izleyici olun, yorum yapın, mail gruplarına katılın, ne duruyorsunuz!

  Aslında bu kadar anlatmak yerine, içinde ufacık da olsa blog açmak,yazmak isteği olan şimdi blog açsın, korkacak çekinecek bir şey yok desem benim için daha tatmin edici olur. Çünkü ne takipçiler ne ben ne de başka bir şey… Sizi yazmaya iten şeyin yalnızca siz olduğunu unutmayın!

Yazmak istiyorum ama konu bulamıyorum diyenlere…

  • Mesela film bilgisi çok iyi biri olmak isterdim, çabuk sıkılıyorum film/dizi izlemekten. Öyle olmasam, gece gündüz film izlerdim. Neyseki değilim sanırım?
  • Ya da sınav dönemini atlatmış, yeni sınava gireceklere tavsiyeler vermek isteyebilirsiniz. Lütfen bu işi siz de sınav dönemindeyken yapmayın. Çünkü instagramda, blogta vs fotoğraf paylaşayım; 1038 soru çözdüm diye yazayım diye çözdüğünüz soruları tek tek sayıyorsunuz. Ya da paylaşım yaptınız, ardından yorumlar, durum değerlendirmeleri vs derken zaten günün çoğunu blogta geçiriyorsunuz, kendinize de çözdüğünüz sorulara da yazık edersiniz.
  • Çok gezen, yeni yerler görmeyi, araştırmayı seven biriyseniz; gezi blogu yazmanızı öneririm. Ve eğer yapanlarınız varsa linkini yoruma bırakabilir mi? Çünkü ben okumaya bayılıyorum.
  • Kitap, kültür sanat vb şeylerle uğraşıyorsanız, ilgiliyseniz kitap blogu, (instagramdaki bookstagram hesaplarının haricinde bloggerda kitap blogu ) sizin için bulunmaz hint kumaşı. Bu arada şu haberi de vereyim, gayet aktif yorumlarla dolu instagram hesabımı; yalnızca bloggerda paylaştıklarımın haberini vermek için kullanacağım artık, daha çok kitap okumak adına…
  • Bilişim, teknoloji ya da buna benzer çeşitli konularla ilgiliyseniz insanlara bildiklerinizi aktarmak için kendi teknoloji blogunuzu kurabilirsiniz. Ya da fotoğrafçılık, teknik konular vs…
  • Kutsal pazartesi ruhuna! Şimdi asıl önerim; DİYET BLOGU!!!!!!!! Bırakın elinizdeki ekmekleri kızlar! Eğer diyete başlamışsanız, başlamak istiyorsanız; yaptıklarınızı yazmak istiyorsanız; buyrun bloggera gelin de elalem diyet görsün diyeet!!
  • Üstteki diyetlere ek olarak, hominigıtlak yiyor, yeni tatlar deniyor, hamuru elde açıyorsanız; yemek blogu da açabilirsiniz. İsim vermek gibi olmasın ama tariflerini severek takip ettiğim ve yaptığım milyonlarca yemek bloggerı var.
  • Okuduğunuz bölüm, ilgi duyduğunuz alan da blogunuza konu olabilir. Örneğin fizikçisinizdir (BEN) ve gökyüzüne hayransınızdır(YİNE BEN) bu konuda blog yazabilir, okumak insanlara tavsiyelerde bulunabilir; güncel haberleri duyurabilirsiniz. Bir de sizin elinizden, sizin yorumlarınızla okuyabiliriz bu haberleri…
  • Son olarak, “lifestyle blogger” diyorum… Anılarınızı, yaşadıklarınızı anlatmak için illaki “yuuutubır” olmanıza gerek yok arkadaşlar. Elde kamerayla her anınızı çekmek çok kolay olmayabilir, yapanlara lafım yok; helal olsun. Ama anılarınızı yazmak, anlatmak gerçekten eğlenceli bir şey…

Eğer buraya kadar geldiysen, veda edeceğim… Çünkü oldukça uzun ve sanki bir şeyleri eksik yazdım gibi hissettiğim bir yazı oldu. Aklında kalanları ve önerilerini ve yazım hakkındaki düşünceleri aşağıya yorumlarsan, çok sevinirim. Blog linkini de yoruma bırakmayı unutma!

He bu arada, biz bu önerdiklerimden hepsiyiz! Her telden çalıyor gibi hissetsek de karışıklığımızın da bir düzeni var, bir şekilde hepsini aynı anda yapabiliyoruz, harbi blogger altın kızlar gücü adına!

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply Programlama Hocam 14 Mayıs 2018 at 17:56

    Elinize sağlık çok içten ve samimi yazmışsınız. Sizleri takip etmeye devam edeceğim. Sygılarımla..

  • Leave a Reply