İstediğim Tek Şey

2 Temmuz 2018

  


   Bazı günler büyük bir umutla, heyecanla uyanıp “bugün güzel şeyler olacak” diye inanırız. Ben hayatımın çoğunu bu şekilde geçiriyorum. Öyle sözde değil bayağı bayağı ciddi manada inanıyorum her yeni günün yenilikler getirdiğine ve getireceğine. Bugün de aynı sabahlarımdan birisi olarak başlayıp instagramda hangi konuyu istediğinizin anketini yaptım. Sonuçta günlük hazırlama videosuna karşılık kitap yorumu kazandı ve saatlerdir bilgisayarın başında oturuyorum boş boş… Hazırlama süreci hakkında bir video bile çektim ancak onu instagram  üzerinden paylaşacağım. Boş boş oturuyor olmamın sebebi birçoğunuzun aldığı haber küçücük canların acımasızca yakılması. Ne ara bu kadar kötülüğe iltimas gösterir hale geldik? Benim yetiştiğim ortamda kötülüğe, yalana, iftiraya yer yok. Benim vicdanımda eğer bir çocuğun canı yakıldıysa, bir çocuk ağladıysa canının acısından acıtan kişiyi bulup tek kelime dahi etmesine bırakmadan yok edilmeli. Sadece çocuklara değil, hayvanlara, insanlara, anneye, babaya, çiçeğe… Canlı ve cansız her şeye acımasızlık eden eli kanlı hastalıklı katillerin her biri tek tek yakılmalı anlıyor musunuz? Adalet, hak, hukuk umurumda değil. Annelerin babaların canı yanarken, üzüntülerinden tek göz yaşı dahi dökemiyorlarken inanın o katillerin öldürülmesi umurumda değil. Canavarlar küçücük çocukları katlediyorken ve cezaları sadece dört duvar ya da daha yasaya bile geçmemiş hadım etmek iken daha doğrusu güven duygumuz yavaş yavaş köreltiliyorken nasıl daha umutlu olabiliriz?
  Her seferinde daha ne kadarı olabilir ki diyoruz ve her seferinde daha da korkuncuyla karşılaşıyoruz. Çıkan çivinin, tersine dönen dünyanın nedeni ne, neden büyük bir kaosa sürükleniyoruz anlamlandıramıyorum. Ama ben de Sinem isem yemin ediyorum ki durduracağım. Cahil, serseri, yobaz, laftan anlamaz ne kadar topluluk varsa her birini eğiteceğim. Bütün her şeyin sebebi ilkokulda, lisede “bundan adam olmaz” deyip umursanmayan çocuklar. Ütopik değil, ben ve benimle aynı düşüncede olan herkes bu çocukları umursayacağız. Tüm insanlar tarafından hakarete uğrayan çocukların ellerinden tutacağım ve inanın bana geleceğin insanlarını, vicdanı olan insanlarını ben yetiştireceğim. Üzüldükçe ve umut etmekten vazgeçtikçe tutunduğum tek nokta bu. Konuyu çok dağıttım, muhtemelen bir sonraki yazıda anlatacağım kitabımı.

  Hepinizden tek ricam şu korkunç ortamda “bir şey olmaz” deyip çocuklarınızı başı boş bırakmayın. Aranızda ebeveyn olanlar, abi, abla olanlar çocuklarını, kardeşlerini vicdan sahibi insanlar olmaları için öğütlesin. Doktor, öğretmen, mühendis, ressam… Bunlardan ve çok daha fazlasından önce ihtiyacımız olan tek şey insan olmak. Mesela çocuklarınıza köpeğe hoşt demeyi öğretmeyin. Köpeğin başını okşayıp geçin ki onlar da bir köpek gördüklerinde kuyruklarına asılmak ya da iteklemek yerine başını okşayıp geçsinler. Çocuklarınıza ağaçların yapraklarını koparmayı değil ağaçları sulamayı öğretin ki onların da birer canlı olduğunu bilsinler. 
Ne yaparsanız yapın, çocukların sizi rol model aldığını bilerek davranın. Muhtemelen hepinizin bildiği şeylerden bahsettin ama gerçekten çok dikkat etmenizi ve insan olmanızı o kadar çok istiyorum ki…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply