Kan Kardeşler || Ernst Haffner ||

8 Aralık 2018

||08.12.2018, 17.56||

Nazi dönemi Almanya’sı bana hep enteresan gelmiştir. Bu konuda yaptığım her kitap yorumu içerisinde yazıyorum bunu fark ettiyseniz 😀 Eğer bloga ilk defa denk geldiyseniz de açıklayayım, Almanya tarihi dikkatimi çeken bir yapıya sahip. Bundan 10 yıl sonra eğer yaşarsam, Suriye hakkındaki kitaplar da çok dikkatimi çekecek, biliyorum. İnsanların yaşadıkları, yaşayamadıkları ya da hayalleri… Hani kimisi romantik kitaplar okuyup hüngür hüngür ağlar ya ben de bu tür tarihi romanları okurken aynı durumdayım (tabi hepsinde değil). Özellikle pdf olarak okuduğum, yarısından ilerisine gitmediğim bir kitap var (Bronz Atlı) o kadar etkileyici ki! Belki kurgu belki değil ama o dönemde daha da acıklı hikayelerin yaşandığına o kadar eminim ki…
Kitap yorumu içerisinde bu konudan kitaplara genellikle yer veriyorum ancak bu kez farklı. Bu kez, gerçek bir yaşanmışlıktan bahsedeceğim.

Önce biraz yazardan bahsedelim…

Bu etkileyici kitabın gerçek olması kadar etkileyici bir şey varsa o da Nazi Almanya’sında Nazi Almanya’sına rağmen gerçeği yazabilmektir. Elinde gücü tutan zalim bir adamın yaptıklarını tüm dünyaya duyurduğunuzu düşünün. Bu günümüzde benim için Kuzey Kore halkını merak etmem gibi bir şey olabilir ancak dönemi düşünürsek Nazi ‘lere karşı ciddi bir suçlamaları gün yüzüne çıkarma kitabı olarak değerlendiriliyor.
Ki ben böyle düşünürken Naziler de rahat durmamış, kitabı toplatmış- yasaklamış…
Yazar hakkında çok fazla bilgi yok aslında. Türkçe kaynak neredeyse hiç yokken Almanca ve İngilizce kaynaklar “blood brothers’ writer”,” blood brothers’ dad” olarak bahsediyorlar Ernst’ten. Yani; Kan Kardeşler’in Yazarı ya da Kan Kardeşler’in Babası.
Özünde Kan Kardeşler yazılması için ya onların içinde olmalıydınız ya da bir memur. Onları çok iyi tanıyan bir memur… Ernst bu beyleri ne kadar tanıyordu bilinmez ama yaşadıklarını bu kadar iyi anlatması için ya edebiyatı çok iyi olmalı ya da hayal gücü. Bir dakika, ikisi zaten aynı şey?
Şuan laptobun bataryası Ernst hakkında daha geniş bilgi elde edeceğim kadar değil ama şunu söyleyebilirim ki, Ernst sosyal hizmetlerde çalışan 1900-1939 yılları arasında yaşamış bir memur.



Kapağıyla bütünleşmiş bir hikaye

Öyle basit bir memur olduğunu belirtip geçmek istemezdim. Daha çok bahsetmek isterdim ancak şuan şarj bitmek üzere. Ayrıca film izliyorum, burada bırakayım, akşama tekrar gelirim!

-saat 20.54-

Kitabın kapağıyla içerik bütünleşmesinde kalmıştım en son…

Açıkçası önce ana fikri verip ona giden yollardan mı bahsetsem yoksa yolu gösterip sonuca mı ulaşsam karar veremedim. Sanırım birinci seçeneği seçiyorum!
Kitap 30’lu yıllarda bir yetimhanede başlıyor. Ama bu kez durum biraz farklı, bu kez yetimhanedeki çocuklar gördükleri kötülüklerin altında ezilmiyorlar. Plan yapıyorlar, uyguluyorlar ve kaçıyorlar.
İçerik olarak bu yazdıklarımdan çok daha fazlası var, günümüzde dahi korkunç olaylar yaşanıyorken savaşa susamış insanların olduğu bir dönemde katı bir yönetimdeki Almanya’ yı düşünün…
Çocukların kaçma planları, kaçıp her biri bir yana dağılması, başlarına gelenler, açlıkla ve en önemlisi hayatla mücadeleleri çok, çok çarpıcı.

İyi de ne var bu kitapta yasaklanacak?!

Başlangıçta da belirtmiştim, Nazi diktatörlüğü altında kalan milyonlarca insandan birisi de bu kitap. Kan Kardeşler, aslında yetiştirilmeleri gereken ancak sadece şiddet ve nefret gördükleri yetimhaneden kaçıp hayatlarını kurmaya çalışıyorlar. Geçtikleri yollar da anlatılıyor kitapta. Bana kalırsa, dönemi için çok yol gösterici. Düşününsenize yetimhanedesiniz ya da Nazi zulmü görüp ailenizden alıkonulma tehlikeniz var ve bu kitaba ulaşıyorsunuz. Ya da bu kitabı okumuş birilerinin konuşmasına tanık oluyorsunuz. Aslında dik durmayı öğreniyorsunuz, destek alıyorsunuz. Nazilerin en korktuğu şey de bu değil miydi? İnsanların cesur olması.
Kan Kardeşler de tam olarak bunu veriyordu. Bu zamana kadar okuduğum Alman tarihi kitaplarında Nazi zulmü gören insanların çıkış noktası cesur olmak. Tüm kitap boyunca ezilirler, açlıktan ölürler, hastalıktan kururlar en sonda bir cesaret gelir kalkarlar ayağa. Kan Kardeşler ise tam tersi. Cesur bir şekilde başlıyor kitap. Yeri geliyor eziliyorlar, yeri geliyor aç geziyorlar ama kendi yolunu bulmaya çalışan bir Almanya dolusu çocuktan başka bir şey değiller…

 

No Comments

Leave a Reply