KİTAB-I AŞK //İSKENDER PALA

9 Şubat 2016
KİTAB-I AŞK //İSKENDER PALA
Merhaba ben POLİ
Hayatımda önemli bir yeri olan kitap hakkında blog yazısı yazmasam olmazdı diye düşünüyorum. Eh fazlada lafı uzatmadan direk kitap hakkındaki sohbetimize başlayalım =D
Yaklaşık iki sene önce bu kitap sayesinde İskender Pala ile tanışmış oldum. Ondan öncesine kadar Divan Edebiyatına karşıda oldukça ön yargılıydım. Çünkü hiç aşina olmadığım kelimeler, yazarların kendilerine takmış oldukları mahlaslar, Divan şiirinin kalıpları… Daha neler neler…
Okulda öğretilmeye çalışılan Divan Edebiyatından sonra ciddi manada Edebiyattan bile soğumuştum. Eh tabi burada okuldaki öğretmenlere de ağır bir yük yüklenmiş oluyor. Çünkü öğrencinin ilerideki hayatında o konuyu sevip sevmemesi öğretmenlere bağlı.
Ve iyiki bu kitapla tanışmışım diyorum çünkü şu anda Divan Edebiyatı en büyük ilgi alanlarımdan birisini kapsıyor.
Peki bu kitap neyden bahsediyor?
Günümüzde anlam kargaşası yaşayan o kadar çok kelime varki. Bunlardan en önemlisi AŞKtır hiç şüphesiz. Kitaba başlar başlamaz çıktığınız derin bir yolculuk var. Bu yolculuk sırasında kendinizi yeniden keşfedip platonik ve mecazi aşka doğru kanatlanıyor duygularınız. Ve bu keşif sırasında birçok durağınız oluyor. Divan şairlerinin şiirlerinden alıntılar ve ne demek istendiği hakkında açıklamalar ile yolunuza takılmadan devam edebiliyorsunuz. Ve kendinizi keşfettiğiniz noktada beklide kendinizden vazgeçeceksiniz.
(Çünkü canına sevgili isteyenle sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir. – sayfa 8 -)
Kitaptan bir alıntıyla devam edecek olursak; sayfa37
          Bende Mecnun’dan füzun aşıklık isti’dadı var
Aşık-ı sadık benim Mecnun’un ancak adı var
                            _FUZULİ_
Bu şekilde okuyunca insanda bir: füzun? İsti’dad? Gibi soru işaretleri oluşuyor. Ama anlamı tahmin edebilmek yine de sizin elinizde. Açıklamaları ile daha güzel bir hal almış oluyor beyit.
          Bende Mecnun’dan daha fazla aşılık yeteneği var
Gerçek aşık benim; Mecnun’un ise adı çıkmış.
Aslında Divan şiirlerinde kullanılan kelimeler çok derin bir anlam barındırıyorlar içlerinde belkide bu yüzden daha çok sevdim.
(T.S. Eliot ‘’manası anlaşılabilen şiir, gerçek şiir değildir!’’ der. Bu kural en çok divan şiiri için geçerlidir. Çünkü bir divan şairi, asla görünen anlam ile yetinmez. Sayfa38-)
Ben kitabı gerçekten çok severek okumuştum. Sizinde bir şans verip okumanızı tavsiye ederim 
Ve son olarak;
          Cânı kim cânânı için sevse cânânın sever
Cânı için kim ki Cânânın sever cânın sever
 Bu beyiti de buraya bırakıyorum ve biraz üzerinde düşünmenizi tavsiye ediyorum .

HOŞÇAKALIN.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply