Modern Klasik Okumak

9 Nisan 2017

Hepimizin uzun uzadıya giden asla bitmeyen ve her gün üzerine milyonlarca isim eklenen okuma listeleri var değil mi? Benimkilerin artık haddi hesabı olmayınca bir yerden sonra durun dedim ve isim eklemeye devam ettim 😀 Nasıl durdurayım nasıl?!??!??!?!!!!

Listeyi azaltmadım ama aylara bölüştürdüm. Mesela her ay şu yazardan şu kadar okuyacağım tarzında. Modern klasiklere ise her ay 5 kitap düştü (Mart ayında hiç okuyamamış olsam da kısa zamanda telafi edilecek). Eğer çizgimden çıkmadan 5 kitapla sınırlandırırsam yeni basımlarla beraber yaklaşık 2 yıla kadar tamamlanacak bütün kitaplar. İnşallah…
Şimdi sıra geldi neden okuduğuma, nasıl olduklarına.
Okumadan önce bu kitap nasıl diye araştırmadığım tek dizi modern klasikler dizisi. Çünkü zaten hepsini okumayı hedefledim.  Bir de bende okuduğumu beğenmeme gibi bir şey yok. Yani iyi ya da kötü eleştirimi yaparım ama okumayacağım kadar kötü olup bıraktığım kitap sayısı çok çok az. 
Çoğu kişi modern klasikleri okumak istediğinden ama hangisinden başlayacağını bilmediğinden bahsediyor. Bilinmeyen bir kadının mektubu ya da Stefan Zweig’ in bütün kitapları başlangıç için ideal ama şunu da söyleyeyim ben başlarken tavsiye almadan (kendi deyimimle şappadanak) başladım. Hangi kitabı okumak, başlamak istiyorsanız alın ve başlayın.
  Kitaplarda konular genellikle yazarın iç dünyasını o kadar net anlatıyor ki. Ama bunu da o yazara ait bir kaç kitap okumadan farkedemiyorsunuz. Ben başlayalı 4 ay oldu ve 3 ay 5er tane okudum, bu süreç içinde en çok kitap Stefan Zweig’ a ait ve sanki otobiyografisini okumuş gibiyim.
Dizide sadece hikaye/roman türü değil de bir çok türe ait kitaplar bulunmasıysa harika bir şey. Geçenlerde bir tiyatro okudum ve çok da beğendim. Burdaki beğeni, olayları tıpkı kafamda bir tiyatro sahnesi varmış gibi canlandırabilme beğenisi.
Bir de klasikleri (modern ya da diğer klasikler) okuyunca güncel kitapları okumakta zorlanıyorsunuz. Yani şuan yazılanlar çok çok basit geliyor. Mesela bilim kurgu klasiklerini okumadan önce güncel bilim kurgu romanlarını okuyordum, bilim kurgu klasiklerinden 1 tane okuyunca, güncellerdeki konular çok çok alıntı geldi. Aynı şekilde modern klasiklerdeki konuyla aynı olan bir güncel romanı okumak çok garip geliyor. Geçenlerde “Ejderha Dövmeli Kız” ı okudum. Orada geçen çok ince bir olay, “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” ile birebir aynıydı ve sanki yazar direkt onu kopyalayıp yapıştırmış gibi hissettim. 
Çoğu oldukça ince kitaplar yani bakınca bu ne ki yarım saate biter diyorsunuz görünce. Ama Ermiş(Halil Cibran)’ i okumak çoğu yerini tamam düşünmeyeceğim diye geçtiğim halde bütün günümü aldı. Eğer durup düşünmeyi, satırlarda cümlelerde oyalanmayı, araştırmayı seviyorsanız modern klasikler bu konuda size oldukça faydalı. 
Bir de klasikleri tercih ettiğim tek yayınevi Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Çünkü adamlar çeviride de fiyatta da çok iyiler. Maddi ve manevi kâr amacı gütmüyorlar resmen. Diğer yayınevlerine kesinlikle bir şey demiyorum ama iş kültürden almayınca içim rahat etmiyor. Kitaplığınızda dururken bile o kadar güzel görünüyorlar ki, uzun zamandır neredeyse en çok okuduğum tür oldu modern klasikler. 
Başlamak isteyenlere kesinlikle destek veriyor ve öneriyorum. Tabi ki içerisinde sizi sıkacak, yarım bırakacağınız ya da okurken sinirleneceğiniz bir sürü kitap olacak ama zaten kitabı bu yüzden okumuyor muyuz? Örneğin ben “Feniçka” da sinir krizlerine girdim, Ermişin Bahçesi’ nde kitaba “öyle değil ya neresi öyle!” diye bağırdım. Ama beni ben yapan değerleri ortaya çıkarıyorken neden okumayayım ki? 
Son olarak, kitapların basımları halen devam ediyor ve ilk çıkanları almak, ilk basımlarının sizde olduğunu bilmek o kadar güzel ki. Mesela Clarissa ve Bir Çöküşün Hikayesi’ ni ilk çıktığı zaman almıştım sanki Stefan yaşıyor da yazmış hemen almışım kadar mutlu hissettim kendimi. Hani okuduğu serinin devam kitaplarını bekleyenler olur ya, ben de hepsini okumamış olmama rağmen modern klasiklerde her yazarın yeni kitabını bekliyorum…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply