Popüler Kitaplarda Seçici Davranmak Mümkün Mü?

7 Mart 2018

          


    Sonunda başlığı bulabildiğim belki sonrasında yeniden değiştirebilme ihtimalimin olduğu yazıya başlıyorum! Akşam üzeri yazmak istedim, bayağıdır buralarda yoktum. Ne yazacağım da belliydi ama inanın saatlerdir başlık bulmakla uğraşıyorum. Normalde yazımın sonunda başlığı belirlerim ama bugün başlık kısmını boş bırakıp da yazıya başlayamadım…

   Geçtiğimiz iki hafta boyunca hastalık ve yorgunluk ile boğuşuyordum, biliyorsunuzdur ağır bir salgın. 3 gün boyunca sadece oda değiştirmek için evde dolaştım onun haricinde tamamen ölü gibiydim. Sonrasında hastalığı atlatma süreci ve hastalığın izlerinin gitmesi süreci vardı. Okula da mümkün olduğunca gidebildim ama 3 günlük ağır dönem korkunçtu. Ateşten ve üşümekten ağladım resmen. Allahtan belirtiler ilk başladığında doktora gitmiştim de soğuk algınlığı için C vitamini ilaç vs vermişti.
Yani burada olmayışımın sebebi -bana çok uzun bir süre geldi bilmiyorum- budur. Normalde insanlar video çekerken sanki karşısındakileri görmüş gibi olduklarını söylerler ben de aynısı yazarken hissediyorum. Hasta geçen zamanlarımda, buradan çok uzak kaldığımın bilincindeydim ve neden yazıyorum diye düşündüm. Yazıyorum çünkü yazmazsam ben olduğumun farkında olamam. Mesela yazımı okuyan 1 kişi dahi olsa, derim ki neyse ki yazımı okumuş da internette herhangi bir yerde boşa zaman geçirmemiş. Ya da aynı hislere sahip insanların okuyup yalnız olmadıklarını; farklı düşüncelerde kişilerin fikirlerine yeni bir boyut kattığımı biliyorum. Bu beni mutlu ediyor. Hislerimi yazarak aktarabilmek ve geri dönüşlerinizde harika şeyler yazıyor olmanız tarif edemeyeceğim kadar güzel! 
  Neyse, şimdi gelelim asıl konumuza… Çok geniş kapsamlı kitaplardan bahsetmeyeceğim. Aşırı kalabalık olmaması adına 3 kitaplık bir fotoğrafa yer veriyorum ancak konunun çok kapsamlı olduğunu belirteyim. İngilizceden tam çeviri kelimesini bulamadım kusura bakmayın. Yani ben young-adult diyorum sürekli ama başlığa onu yazmak, Türkçe-ingilizce karma bir başlık oluşturmak istemedim. Belki gençlik kitapları denilebilir ama popüler kitaplar demek daha doğru geldi, hangilerinden bahsettiğim gayet açık ama genel isminden emin değilim.
Bu ara elimde okunacak yalnızca bu tür kaldı arkadaşlar! Aslında yalnızca bunlar kaldı değil de, inat edip kitaplığımdaki bütün kitapları okumadan yenilerini almayacağım diyorum, bunları okumaya da pek niyetim yok. Ama okuyacağım, yine inat ediyorum. Merak etmiş olabilirsiniz, bahsettiğim kitaplar wattpad kitapları değiller ki wattpad kitaplar konusunda kırmızı çizgim olabilir. Büyük konuşmuyorum harika, efsane bir kitap çıkar alır okurum ama şuan ki wattpad piyasasını okumak ufukta görünmüyor.

 Konumu bu iki kitap ve play kitaplar üzerinden işleyebilirim… Öncelikle, popüler kitaplar alırken aşırı ince eleyip sıkı dokuduğum bir türdür. Sonuçta aldığım bir kitabı okurken mide bulantısından ölmek istemem. Ve fotoğrafta gördüğünüz “Tehlikeli Yalanlar” bu kategoriye girebilir. BOMBOŞTU KİTAP BOM BOŞ! Kız kardeşime hediye olarak almıştım fuardan. Ki alırken stantta görevli kıza bayağı soru sordum (normalde alacağım kitapları kendim araştırırım ve sadece samimi arkadaşlarımın önerdiklerini dikkate alırım ama yayınevinden alabileceklerimden en düzgünü buydu). Kız bayağı övdü ama dedim ki övme, kitaptaki eksikleri söyle lütfen. AY HİÇ EKSİĞİ YOK dedi bana. O an tamam bu kitap boş ve içinde yayınevinin bayıldığı aşırılıklar yok dedim, hediye ya güya aldım. Geçen yıl aldım, Hacer halen okumadı? Neyse, bir kere basiret bağlandı aldım. Okuyup bitirme sürem 2 saat falandı. E HANİ BEĞENMEMİŞTİN diyebilirsiniz ama beğenmedim zaten. Edebi bir değeri yok benim gözümde ama kitap akıyor. Olaylar çok aşırı heyecanlı değil ama kitap sürüklüyor, bakayım bu olay nereye varacak deyip okuyorsunuz. Zaman geçsin -boşa-, kitap okumuş olayım, instagramda ay sonunda “bu ay okuduklarım” kısmında 35 kitabınız olsun istiyorsanız buyrun okuyun.
Şimdi hiç mi popüler kültür okumayalım, hepsi mi kötü diye düşünebilirsiniz ancak hayır, tabi ki okuyun. Hatta çok kötü denilen bir kitabı sadece okumak istediğiniz için dahi okuyun. Mesela Alaska’nın Peşinde kitabını okumak istedim okudum ya da bir çok güncel bilimkurgu, distopya kitabını okudum. Hepsinden bir şeyler almışımdır, bir ders çıkarmamış bile olsam herhangi bir konuşmada insanlara fikir verebilecek bilgilerim var elimde. 
 Sinem popüler kültür okuyun mu diyor okumayın mı?
  Kural basit. Okuyun. Ama kendinizi kaptırmayın. Yani kitaptakilere dur diyebilmeyi bilin. İllaki kitaptaki karakter kötü insanlara pozitif eğilimler okuyorsunuz diye serserilere sempati duymayın öyle bir şey yok. Kibarlık ve samimiyet her şeyden önce gelir. Birisi sizi tersliyor diye yapışmayın o insana, uzak durun arkadaşlar. Hani kitabın kitapta kalması var ya, bunun bilincindeyseniz alın istediğinizi okuyun.
 Bir diğer örnek 15 Kitabı 25 TL’ye aldım yazımdaki kitapları alıncaya kadar hiç okumadığım -okumaya cesaretim olmayan- tür; korku-gerilim. Belki henüz en korkuncunu okumadığım içindir ama okuduklarımda (7sini okudum)  hiç “ödüm koptu yarım bıraktım” demedim. Hepsi korku kitabı değildi gerçi gerilim ve polisiye kitapları da var. Hatta 1 tane aşk romanı da var içinde, okumayacağım 😂  Ama okuduklarımdan en etkili olan hiç şüphesiz “Şeytanın Sağ Eli” oldu. Belki bir ara yorumunu girerim ama bu türden okumak istiyorsanız ya da başlangıç için en azından John Saul’un bütün kitapları iş görür.
Korku kitaplarından girerek popüler kitaplar almak hakkında birkaç şey söylemek istedim ancak asıl amaç popüler kitap okuyacaksanız korku kitabı okuyun demek değil, lütfen yanlış anlamayın. Aslında, popüler kitaplardan okumak istiyorsanız tür belirleyip alırsanız -özellikle okumak istediğiniz tür ya da en çok okuduğunuz tür gibi- doğru seçim yapmak daha kolay olacaktır. 

  Not ekleyeyim; her zaman doğru kitabı bulmak, okumak zorunda değilsiniz. Okuduklarınızdan verim almış olmak kadar önemlidir hiçbir şey katmaması. En azından ne okumayacağınızın farkına varırsınız ya da yazar/kitap hakkında fikriniz olur. 

 Bahsetmek istediğim bir diğer konu ise play kitaplar. Google play kitaplar, alıp almamakta kararsız kaldığım, okula gidip gelirken yanımda taşımakta zorlandığım  ayrıca fiyatı uçuk olan kitapları okuduğum efsane harika uygulamadır. Dün gece bulduğum pdf sitesine ek olarak milyonlarca kaynak bulabilirsiniz. Bu da korsan kitap bir nevi sonuçta parayla satın alınan e-kitaplar var ama  şimdi eğri oturup doğru konuşalım, hazır e-kitap halini buluyorken neden para vereyim? Tabi ki yazarın, yayıncının emeğini yok sayamam ama zaten satın alıp hiçbir konuda yük etmemek adına okuyorum.
Dün indirdiğim kitaplar da aslında popüler kitaplar kategorisinde. Ama popüler bilim kitapları. Carl Sagan belgesellerini izlemeye yeni başladığım -çok da sevdiğim- birisidir. Ama ne yazık ki kitaplarını halen okumadım. 3 kitabını indirdim ancak girişlerini okuyup fikir oluşturmasını düşünerek indirdim,bir yandan da kitapyurdu sepetimde duruyor. Çünkü aklımda yer edecek kitapların kitaplığımda da yer etmesi gerekiyor. Altı çizili 1 cümlem dahi olsa kitaplıkta bulunmalı…
  Bugünlük aklımda söyleyeceklerim daha doğrusu toparlayabildiklerim bu kadar. Belki aralarda söyleyeyim deyip atladıklarım olmuştur, kusura bakmayın lütfen. Umarım anlatmak istediğim ve benim de yaptığım, “gerçekten okumak istediğimi, küçük bir araştırma sonucu (önyargılı olmadan) okuyup sonrasında iyi mi kötü mü olduğuna karar veriyorum” düşüncemi aktarabilmişimdir. 
  Son olarak, bu ara güzel şeyler izliyorum -ilk defa baya pes etmeden hem de- bir gün bu konuda bir şeyler okuyor olabilirsiniz, benden! 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply