Silmek ve Ölmek

8 Aralık 2015

      Yazıp yazıp silmek daha eğlenceli olmalı ki uzun süredir sadece bunu yapıyorum.Sadece buraya değil,wattpad’e de bir şeyler yazmıştım bir ara,okuyucu kitlem de iyiydi aslında,sonra bir anda bir şey düşündüm ve anlık kararımla yazdıklarımı sildim,buraya da daha önce yazdıklarımı sildim,sonra ilkokul 2.sınıftan beri günlük yazıyordum(4-5 defter),bunaldığım bir ara yazın sonlarına doğru,hepsini attım çöpe,*şuan üniversitedeyim*.Üzülmedim aslında çünkü bir şeyler yazmak o an iyi geliyor olsa da sonrasında ruh halim değişince pek de önemsemiyorum ne yazdığımı vs. Belki bir ara bu yazdığımı da sileceğim ama şuan bunu okuyanlar olarak çok şanslısınız diyeyim,attığım günlüklerimi bulup okuyan varsa o da gayet şanslı çünkü orda tüm çocukluğum,ergenliğim,sevincim,üzüntüm herşeyim vardı.Şuan bir önemi yok heralde değil mi? Sonuçta olan ile ölmüşe çare yok demez miyiz? Olduktan sonra bir şeyleri değiştirebiliyoruz da,öldükten sonra yapacak bir şey kalmıyor ha? Geride kalanlara ağlamak,ölene yanmak ya da huzur içinde uyumak kalıyor.Bilmiyoruz aslında iyi mi yapıyoruz kötü mü ama oluyor işte ve olduktan sonra değiştiremiyoruz,öldükten sonra da.
 Hep ölen birini görmeyi istemişimdir.Lütfen kızmayın.Ölmesini görmeyi değil,öldükten sonrasını görmeyi istemişimdir,merak ediyorum çünkü.Bilmediğimiz ama asıl ait olduğumuz yere gidiyoruz ve kimin karşılayacağını bilmiyoruz ve yaşarken iyi ya da kötü ağırlandığımız bir misafirlikte bu yüzümüze yansır,peki ölü? O da yansıtabilir mi yüzüne acıyı? Belki de ölümü yaşamadan öğrenemeyeceğiz bunu.Çok iç karartıyorum değil mi? Hayır içimdeki karanlığı aydınlığa çıkartmaya uğraşıyorum.Yazıyorum,sadece yazıyorum.Çünkü bir şeyler oluyor ve ben sadece yazmak istiyorum.Yazıp silmek ve çöpe atmak.Ama önce yazmak ve inanıyorum ki bir gün yazacağım ve çöpe atmayacağım.Çünkü anlatırsam eğer,konuşursam susmayacağım ve biliyorum ki istersem 1 dakika istersem 1 asır anlatayım,kimse dinlemeyecek.Çevremde gerçekten hiç bir karşılık beklemeksizin arkadaşım,dostum olan sadece bir  kaç kişi var,hatta 2 kişi.(az olsun öz olsuncuları piste alıyorum).Onlara da ömrümün her anını anlatmam ne kadar doğru olur tartışılır.Hiç kimse dayanamaz buna ki ben de öyle karamsar bir insan değilim.Yani dışarıya gülüp içinde fırtınalar kopan biri de değilim.o an nasılsam öyleyim.Bir anda umutsuz,mutsuzken ardından gülmekten öleceğimi düşünebilirsiniz bile.Şuan okuyan ve farkında olan varsa milyarlarca konudan bahsettim,aslında daha farklı bir şey yazacaktım ama işte laf lafı açtı ve şuan en büyük problemim laptopta virgül ve nokta üst üste ve virgül yaparken nokta mı yaptım diye ekranın içine girmek.Aslında bir anda kendimi word dosyasında bulup kelimelere tırmanmak fena olmazdı,yapacağım ilk iş sayfayı kaydetmeden kapatmak olurdu kesin,ya da önce şu ekranda gezen sineği öldürmeliyim.Kesinlikle atıyorum çünkü elimin ayarı yoktur ve o sineğe vurursam ekran geri doğru parçalanır ve abim beni atomlarıma ayırıp sonra olmuşla ölmüşe çare yok der,olmuş laptop,ölmüş ben.
     Bakınız şuan da gayet normal psikolojime döndüm,goygoy yapan,kendi kendine konuşan ben’e.Ama az önceki halime dönmem çok sürmez çünkü yarın bir vizem var ve kendimi hem hazır hissediyorum hem de hissetmiyorum ve bu durum karmaşası içimde koca bir boşluk oluşturuyor.İyi geçeceğini biliyorum,ama hata yapacağımı da biliyorum.Keşke sınavla alakalı bilgilerin dışında her şey,bütün duygularım silinse,en başta kaygı yazıyor onu silin lütfen çünkü kendisi sadece çıkar için yanımda.Ruh halimi milyonlarca parçaya ayırıp vücuduma göndermeme bayılıyor kendisi.Onun da beni kullandığının farkındayım ama onu da yazdım ya sileceğim elbette.Çünkü kaygımın yüzündeki ölüm acısını hiç merak etmiyorum,kaygımın ölüp ölmeyeceği konusunda da kaygılıyım zaten.Pek belli etmiyor gelip giderken.Nasıl olduğunu anlamadığım bir anda tilkilerini gönderiyor beynime,bana ise özgüvenimin yüzündeki ölüm acısını izleyip,yazmak ve silmek düşüyor…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply