Tembellik Etmemek Üzerine

16 Kasım 2018

Muhtemelen ben bu satırları yazarken siz milyonuncu rüyanızda ya da okula/işe gitme hazırlığında olacaksınız. Saat 07.02 başlangıç. Yeni hayata, düşüncelere vs değil. Yeni bir güne. Her anını dolu geçirmek istediğim yeni bir güne. Tembellik etmemek üzere başlanılan yeni bir güne.

 Bir hadis vardır, ” dünüyle bugünü bir olan zarardadır” diye…

Çok uzun zamandır gayem ve çalışmalarım dünümle bugünümü ayırmak yönünde. Yarının ne olacağını ancak Allah bilir, bu yüzden ben bugünden verim alayım, yarına Allah kerîm diyorum. “Verim almak”tan kastım tüm gün ibadet etmek ya da ders çalışmak değil. Mesela film izleyip yeni bir şeyler öğrenmek, kitap okumak (bu arada satın alacağım kitapların yönü değişti, alınca anlatacağım inşallah) ya da bir yere gitmek. Bilginin her türlüsüne ulaşabiliriz, her yeni günde.



Bu yüzden güne bu kadar erken başladım. Yazımı bitirince biraz uyuyacağım ve ayrıca, ibadet kısmı da tıpkı sizinle gün içerisinde yediğim yemekleri paylaşmadığım gibi bana özel. Gördüğünüzde canınız ister, göz hakkı kalır diye değil. Bu kez, ibadetimin yalnızca Allah ve ben arasında kalması amaç.  Çok fazla “bu yüzden” ile başladım cümlelerime ancak yine ve yine “bu yüzden” bugün tembellikten uzak durmalıyım diye uyandım.

Yıllarca aynı yemek…

Şöyle düşünün, 1 yıl boyunca aynı saatte, aynı yemeği yapmaya başlıyorsunuz, hiçbir ekstra yok. Tuz miktarından yağına kadar her şey aynı. Ne zaman sıkıldınız? İlk hafta mı? Ama yapmaya devam edeceksiniz ve yemeye de. Artık bunalımlar başlayacak yavaş yavaş… Ardından depresyon ve isyan. Sonra yavaştan kabulleniş ve inkâr arasında gidip geleceksiniz.

En sonda “ne yapalım artık az kaldı zaten” diye bitim saymaya başlayacaksınız. Tam bitti derken, döngünün devam ettiğini düşünün! 20 yıl boyunca, 50 yıl boyunca aynı kuyudasınız! Mutlaka farklı bir şeyler yapmalı, bu depresif halden kurtulmalısınız. İşte güzel bir an. Yarın ya da pazartesi değil. Şu an. Bunu okuduğun an. Yapmayı ertelediğin ne varsa şu an başla.

Ben çok erteledim…

Yapacağım dediklerimi yaptım ve yapmaya devam ediyorum ama ağır ağır yaptığımı fark ettim.

Mesela gündoğumunda yürüyüşe çıkmak ve bunu düzenli hale getirmek en büyük isteklerimden. Bunu yapamıyor muyum, gün doğmadan kalkıp yeni bir şeyler öğrenebilir, gün doğumunu yakalayabilirim. Mesela bu gün başlangıcı buraya yazarak yaptım.

Ya da daha farklı bir örnek verecek olursam kendimden, vizelerde dönem başından beri çalıştım ama yavaş yavaş hızlanarak ve son anda son sürat giderek yaptım bunu. Çok yanlış! Eğer koşucuysanız yani bir atlet, yarışa depar atarak başlamazsınız. Önce yavaştan ısınır, ortalarda hız kazanır en sonlara doğru uçar gidersiniz. Ama zaman dilimi böyle bir yarış değil.

Günlere böldüğüm 100 metrelik koşu her yeni günde başlayıp gün sonunda bitmeli. Mesela “yavaş yavaş çalışıp sonda hızlanmak” gibi bir şey yapıyorsam bu 2-3 hafta yavaş son haftalar hızlı olmamalı. Sabahtan yavaş yavaş başlayıp akşama doğru ya da çalışma bitimine doğru hızlanmalıyım. Böylece ilk başladığım günün yavaşı 1 konu bitirmek ise son günün yavaş hali 5 konu hitirmek olabilir. Bu gerçekten uygulayacağım bir tevekkül.

En büyük düşman tembellik etmek isteyen düşüncelerimiz!

Tembellik etmekten uzak durup çalışacağım ve sonunda Allah’a havale edeceğim. Ah! Söylemedim, bu ara muhtemelen demir eksikliğim çoğaldı, aşırı unutkanlık problemi yaşıyorum. Onunla da baş etmeliyim. Unutmamak için değil komple unutkanlığı uzaklaştırmak için B12 besinleri tüketmeliyim. Bir de karbonhidratlardan uzak bir köşe lütfen!

Cidden yalnızca sizi motive etmek için ya da öylesine “ne yazsam” dediğim için değil bu yazı. Yazdım, çünkü bu yeni günde daha az sosyal medya, boş vakit daha fazla bilgi ve zaman için çabalayacağım. Tembellik etmemenin güzel bir his olduğunu biliyorum ve bu her günümde aklımda olsun diye uğraşacağım aslında.

Yaklaşık 6-7 saatini uyuyarak geçirdiğim 24 saatin 18 saat kadarı bana kalıyor. Okul günlerinde bana 5-6 saat kalsa da boş ilk günümü 8 saat uyuyarak küçük aptallıklara yer verebilirim (bkz: küçükken gördüğüm “Sadece Aptallar 8 Saat Uyur” kitabından sonra -okumadım- 8 saat ve fazlasını uyumamaya çalışıyorum ki genelde geçmez zaten).

Biraz uyumaya gideceğim boş günümde muhtemelen gün içerisinde yeniden buluşacağız. O zaman şimdilik kendinize iyi bakın. Günaydın!

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply