Yol

Bir yerde okumuştum; “Rüzgarı teninde hissetmek isteyen bir genç vardı, biraz da doğayı sever, bi’gün yine motoruna atlamış varmak istemiş bir yere. Ulaşmış mı ulaşmamış mı bilinmez ama yoldaymış.”
Yol.
Maddi- manevi hepimizin üzerinde yürüdüğü kara parçası.Yol. Bütün bir yıl boyunca koştuğum için durup kendime vakit ayırma bencilliğinden kaçtım bu yolda. Çok kez her şeyi bırakıp “tamam Sinem önceliklerini belirle” noktasına geldim. Bundan daha çok defa da “ne gerek var kendini yoruyorsun”larla karşılaştım.
Şimdi dönüp geçen 4-5 ayıma bakınca hepsi sanki bir ömür geçmiş gibi geliyor. Ama o yolun sonuna geldim. Kötü anlamda değil yanlış anlamayın!
Ben okuldan ve işten kafamı kaldırmadığım yolun sonuna geldim. Üniversitenin 3. yılının Dünya’nın her yerinde zor olduğunu söylerlermiş ya işte o 3. sınıfın sonuna geldim.
Son 2 sınavım kaldı 14 ve 17 Haziran’da ama inanın onlar dahi beni germiyor o kadar. Ben, hiç bitmeyecek sandığım bu zorlu yolun sonuna geldim.
Çevremdekilerin “vay be sinem nasıl spor yaptın da bu kadar zayıfladın?” sorularına (hatta okulda bir arkadaşım “daha fazla zayıflarsan seni öldürmek zorunda kalacağım” dedi….) tek cevabım “okula gidiyorum”. Ciddi anlamda böyle ama. Sadece okula ve dershaneye gidip geldim. Bu konuda da üzüntülüyüm. Ne öğretmenlik maceramı deriin derin anlatabildim ne de duygularımı.

Neyse ondan da bahsederim inşallah bir ara. Spora vs gitmedim hatta otobüs kullanmak yerine yürümeyi tercih etme gibi bir şey de yapmadım. Hep otobüse bindim, asansör kullandım. Ama beslenme alışkanlığımı tamamen değiştirdim. Bundan bahsetmiştim sanırım, yemek termosu kullandım. Çünkü tüm gün dışarıdayken (haftasonu dahil her gün) dışarıda satılan yiyecekleri tüketemezdim. Bu kendime yapacağım en ağır kötülük olurdu.
Yeri geldi sadece yoğurt, meyve, kuruyemiş ile geçirdim öğünlerimi yeri geldi evden çorba,pilav vs. götürdüm. Ki tek de değildim, sınıftan 3-4 arkadaş hep evden getirdik yiyeceklerimizi. Maddi olarak paranız cebinizde kalıyor belki bunun da faydası vardır ama beni asıl etkileyen şey dışarıdan yemek yememenin rahatlığıydı.
Normalde de hazır gıdaları pek sevip tercih etmem, içlerindeki ağır yağ ve katkı maddesi içimi bayıyor.
Şimdi yaz geldi sürekli evdeyim o yüzden yemek yemek biraz kilo aldırabilir diye düşünüyorum ancak artık yürüyüş yapmamı engelleyecek bir durum yok. Çevremizde yürüyüş için rahat 4-5 km’lik bir alan var, yarından başlamayı planlıyorum.

Lafa daldım asıl konudan saptım. 5 aylık diyeyim, olduğum yol artık daha rahat, önüme dinlenme alanı çıktı. Muhtemelen 2,5- 3 aylık bir tatilim var. Hadi bakalım.
Rüzgarı hissetmek, doya doya toprağa basmak için yeter de artar bir süre bana. Hani derler ya “okunacak kitaplar, gezilecek yerler var” diye…

Öğrenecek, anlayacak, deneyecek; öğretecek, anlatacak ve gösterecek çok şey var bu yolda!

Şimdi, uzun süre uzakta kaldığı evine dönen ben misafirlerimi ağırlamaya başlayabilirim…

No Comments

Leave a Reply